7 Ağustos 2008 Perşembe

Ahtapot Salatası

Ahtapot salatası aslında son derece kolay yapılan bir meze olup sakın kimse gözünüzü korkutmasın. Birçok markette rahatlıkla bulabileceğiniz gibi balıkçılarda da mebzul miktarda var. Geriye tek sorun kalıyor o da fiyatı. Donmuşundan da çekinmeyin zira ahtapot dondurulunca hem daha çabuk pişiyor, hemde tadından bir şey kaybetmiyor. Ahtapotun derisinde renk pigmentleri bulunduğundan, tezgahta genellikle kirli ve perişan görünebilir, bu bayat gibi görüntü ahtapotun bozulmuş olduğu anlamına gelmez. Kokusu ve elastikiyetini kaybetmiş olması esas emareler. Şimdi tek yapmanız gereken içini (daha doğrusu kafasının içini) temizlemek, en kolay yolu kolların üzerinden dikkatle kesmek. Bu sırada muhtemelen mürekkep torbasını patlatabilirsiniz (sübye gibi ahtapotlarda mürekkep salgılarlar) farketmez yıkayın gitsin. Bacakları ayırmadan ortadan gagasınıda çikarttıktan sonra( dikkat gaga keskin olabilir!) topluca kaynar suya atın. Suya mutlaka bir adet şişe mantarı ve tuz koymak gerekiyor. Mantarın ne yaptığını bilmiyorum ama kesinlikle yumuşamasına yardımcı oluyor. Suyun tuzlu olması ise osmozla alakalı, su ne kadar tuzlu olursa ahtapotun kendi suyunun daha yoğun olan haşlama suyuna kaçmasını ve etin çekip kurumasını önlersiniz, yine de abartmasanız iyi olur. Bir iki dakika kaynayan tencerenin altını süper kısıp kapağını kapatın. Sıra beklemeye geldi, ağzınızın tadına göre ki bu sizin şahsi yumuşaklık endeksiniz, hayvanın boyutlarına göre 10 dakikadan 90 dakikaya kadar haşlanması yeterli, haşlanırken ne kadar haşlarsanız o kadar boydan çekecektir haberiniz olsun. Sıra ahtapotu çıkartmaya geldi, sakın soğuk sudan geçirmeyin, sadece çıkartın ve soğutun. Eğer çok haşlamışsanız, vantuzlar ve deri rahatça sıyrılarak çıkacaktır (ben az haşlayan ve vantuz yiyen takımdanım), geriye meyanesini hazırlamak kaldı. Limon, hardal yada sirke farketmez yeterki zeytinyağı olsun, gerisi sizin hayalinize kalmış.

Hiç yorum yok: