26 Eylül 2008 Cuma

Hünnap


Naylon çağında yaşadığımızdan hünnapı geçenlerde pazarda görünce gözlerim sulandı (hem sevinçten, hemde belediyenin dozerinden). Eskiden İstanbulun eski bahçelerinde, ceviz,hünnap falan ekili olurdu. Şimdi hepsini apartoman yapdık ve hünnapda tarihe karışıyor. Aynı zamanda eskiden İstanbul'da hünnapa kız memesi denilirdi, ancak malum yeni gelenler kadın budu köfte adına bile tahammül edemiyorlar. Bilseler ki şerbetine kız memesi şerbeti denirdi ama nerde o okumuş yazmış insanlar. Şimdilerde tam mevsimi, Ziziphus ailesinin bizdeki fertleri genellikle lotus cinsi veya eş taksonomikler, arada bir umulmadık yerlerde uzakdoğu tiplerine rastlayabilirsiniz. Millet bunları maalesef iğde zannediyor, yada hiçbir şey zannetmeyip süs ağacı sanıyor dokunmuyor. Sultanahmet meydanında bir iğde var her geçerken bakıyorum herkes altından geçiyor allahtan farketmiyor. Bir hünnap ağacı biliyorum oda taksim civarinda ama yerini söylemem. Hünnap Çanakkale, Balikesir yöresinde de neredeyse tükendi. Bolu ve Denizli'nin Çivril etrafında hala az biraz var. İngilizce Jujube deniyor uzakdoğudan alındığı kesin. Çin geleneksel tıbbında ying/yang durumları için sıkça kullanılıyor. Ancak müthiş etkin maddeleri olduğu kesin, lipid tedavisinden, solunum yollarına, yüksek tansiyona kadar bir çok hastalık için ideal ve naturel. Kurutulmuş olanlarını aktarlarda bulabilirsiniz ama hazır mevsimi gelmişken tazesinden yeseniz daha iyi olur tabi bulabilirseniz.

Hiç yorum yok: