18 Eylül 2008 Perşembe

Zıplayan Kavurmalık


Malum Avustralya denince bizim aklımıza rugby, Avustralya kuralları futbol, Uluru kayası falan gelmez direk olarak kanguru biliriz. Bu sevimli veya (yaşadığınız yere bağlı) başbelası hayvanat şimdi sofraları süslemeye başladı. 200 milyon ABD Dolarına yakın bir para bu sektörde dönüyor. Yılda 30 milyon kiloluk kanguru eti satıldığı bununda 10 milyon kilosunun Avustralya'da tüketildiği söyleniyor. Geri kalan 20 milyon kilo da dünyaya satılıyor. Kim yer yahu derseniz mesela Ruslar diyebilirim. Rusya'nın et ithalatının yüzde 50 sini kanguru eti oluşturuyormuş. Enteresan değil mi? Ancak doğadan hasat edildiğinden bu etin karşıtlarıda var tabi ki. Öte yandan kuraklık ve susuzluk olan bölgelerde yetiştiğinden ısınan memleketimizde de belki yetişir diyorum, üstelik inekler ve koyunlar gibi geviş getirmediğinden af buyurun ne yelleniyor nede geğiriyormuş. Malum bu olay karbon salınımına çözüm olabilir. Eti de kolestrol ve yağ açısından uygun olduğundan sağlıklı et kategorisine giriyormuş. Beni ilgilendirmiyor, kavurması nasıl olur vede başına çoban diksek çobanlar ne halt edecek işte mesele bu.

Hiç yorum yok: