7 Ocak 2009 Çarşamba

Kriz Mutfağı


Şu aralarda başımıza musallat olmuş olan ekonomik krizi 1930 larda yaşanan ve büyük buhran diye adlandırılan ekonomik krize benzeten ekonomist, sosyolog ve vesair akil şahıs gözümüzü korkutuyor.Yaşamak için bir şekilde ne bulursak yemeye mecburuz, öte yandan bulamamkda söz konusu. Malum yemek yemek hem ihtiyaç hemde zevk, ancak yiyeceğin kıt olduğu zamanlarda bile insanoğlu keyfini düşünmeden edemiyor. Amerika cadillaclar ülkesi olabilir ama aynı zamanda milyonlarca insanın da devletin dağıttığı iaşe kuponları olmasa aç kalacağı bir memleket. Bu tarihe bakıldığında pek de kurtulamadıkları bir durum, 1906 yılında yapılan bir sayımda ABD nüfusunu %6 sının tren vagonlarında kaçak seyahat ederek yaşayan, oradan oraya nerede iş nerede aş varsa sürüklenen insanlardan oluştuğunu biliyoruz, merak ettiyseniz bu 500.000 kişi demek. 1930 büyük buhranı ile rakkam milyonlara ulaşmış. Aslında serseri olmayan sadece iş ve aş peşinde koşan bu insanlara Hobo,tramp gibi isimler takılmış kısaca serseri olarak adlandırılmışlar. Oysaki son derece örgütlü ve kendi içlerinde sosyal kurallar üretmiş bu insanların tek dertleri evsiz ve işsiz olmaktan öteye gitmiyordu. Ancak bu durumda bile insan ne yapıp ne edip hayatını iyileştirmek için çaba göstermeden edememiş, Mulligan Stew gibi yemekleri icat etmişler. Mullgan stew aslında tarifi olmayan bir yemek, tek gerekenler elinizde varsa onu bir tencereye atıp, bulabildiğiniz herşeyle tadlandırmak, lokanta veya kasap artıkları bir tutam baharat yani aklınıza yenecek ne gelirse. Tencere yerine bidon, tabak yerine konserve kutusu ve biraz yaratıcılıkla Mulligan stew her yerde ve herşeyle yapılıyormuş, tek bir şartla ne kullanırsanız kullanın ama tadına özen göstererek. Umarız yapmak zorunda kalmayız.

Hiç yorum yok: