2 Şubat 2009 Pazartesi

Brennivin İzlanda'nın Ateş Suyu


103.000 km3 lik, altında magmanın habire kıpraştırdığı Atlantik okyanusunun ortasında volkanik bir adada yaşıyorsunuz, topu topu 300.000 kişisiniz, 2007 de Birleşmiş milletler sizi dünyanın en gelişmiş ülkesi kabul ederken şimdi elinizde neredeyse iflas etmiş bir ülkeniz var, ülkenizde soğuktan kar eksilmeyip, rüzgardan ağaç yetişmiyorsa, en yakın komşunuz 10 km ötedeyse ve ona ulaşmak için yolunuz bile yoksa ne yaparsınız?
Tabi ki içersiniz. Zira İzlandalılar'da öyle yapıyorlar. Brennivin tam tercümesiyle 'yanan şarap', patatesten elde edilen bu içki, damıtılırken içine kimyon eklendiğinden pek alışık olunmayan bir tadıyla bize biraz ters. Yüzde 37.5 alkol içerdiğinden gücü fena sayılmaz, ancak bizim rakının yanında tabi ki zayıf kalıyor. Genelde daha önce bahsettiğim gibi çürütülmüş köpekbalığı 'Hakarl' yenirken içilirmiş, birde 23 Aralığa dek düşen Aziz Thorlac gününde. Üzerinde ki vergi az olduğundan en ucuz kafa bulucu diye görülen bu içki her ne kadar milli içki diye kabul görsede, İzlandalılar için alkolik ve sokak taifesinin içkisi olarak biliniyor. Argoda Svarti Dauthi olarak yani kara ölüm olarak bilinen içki, İzlandalılar tarafından eskiden çokça içilirken (cepler para görünce ithal içkiye meyil verildiğinden) ucuz adam içkisi olmuş yani bizde eskiden şarapçı suyu diye adlandırılan kısmından. Ancaak bir süredir iflas etmiş bulunan ve ithal şaraba pek de çabuk aşinalaşan brennivine ters bakan ahalinin parası ithale yetmez olduğundan tekrar gözde olmaya başlamış, ee çabuk şımarmayacaksınız demek ki.

Hiç yorum yok: