8 Ekim 2009 Perşembe

Surume


Kalamar tava namlı donuk ve daha sonra kızartılmaya mahsus, tembel balık restoranlarının baştacı ürün ortalıkta yokken mürekkep balığı tabir edilen kalamar ve sübye (esas mürekkep balığı) nesillerinin hayatları, pek bilinmedikleri ve yenmedikleri ve dolayısı ile avlanmadıkları için nispeten kolaydı. Tabi bu bahsi geçen mevzu iş uzakdoğuya bakılınca pek bir anlam ifade etmiyordu. Deniz uzakdoğunun kıyı halkları için toprak, tarla neyse deniz de o. E bu durumda mesela Japon ulusunun bira içerken bizim aksimize fındık fıstık yerine kurutulmuş mürekkep balığı yemesi kadar doğal de bir şey olamazdı herhalde. Surume, deniz kokusuna ve dahi gerisine alışıksanız sizi rahatsız etmeyecek bir nefaset yumağı, değilseniz yanına yaklaşmayın derim. Geçmişte tuz, şeker( ya da bal) ile harmanlanıp güneşte kurutulan kalamar veya mürekkep balığından( ikisi de kullanılıyor) üretilen bu ürün artık endüstriyel şekilde üretiliyor. Güneş te kurutulanı olmasına rağmen genelde satılanların çoğu tahmin edileceği gibi fabrikanın tekin de, şeker yerine sorbitol, tuz yerine muhtemelen yine tuz, güneş yerine de sanayi tipi bir kurutma/ pişirme ünitesi ve bir yığın koruyucu ama lezzetli kimyasal kullanılarak yapılıyor. Konu sadece Japonlar' a özgü değil, Kore, Tayvan ve diğer bölge ülkelerinde de bolca bulmak mümkünmüş, yaşayarak görmek lazım tabi, ancak farkı bölgesel olarak eklenen tatlardır diyorum. Surume alışkanlık yapan nesnelerden. Anladığım kadarı ile Japonlar genelde tuzlu olduğundan tuz eklemeden, kırmızı biber veya mayoneze daldırıp yiyorlarmış, bira ile tükedildiğinden atıştırmalık olduğunu da anlıyoruz ama bana sorarsanız esas iyi tarafı dokusu yüzünden çiğnemek zorunda kalındığından maç seyretme gibi stres li durumlarda oldukça işe yarıyor ve bir nevi müssekin durumu var. Gelelim bizim mürekkepsilere (surume bu arada galiba mürekkep demek) artık tanınır hale geldiklerinden pek kaçarları yok, evde maç seyrederken de oturup kızartmak pek kolay olmuyor , üstelik de bir yığın zahmet.Ey kuruyemiş sektörü! yapar da satarsanız ben alırım, ev de yapmak uzun iş, aklınızı kullanın, kamusal alanda sigara da yasak, zaman iyi zaman.

2 yorum:

Eda dedi ki...

Akıllı girişimcilere duyurulur :) Deniz kokusu ve gerisine alışık olduğuma göre sevmemem için sebep yok..
paylaşım için teşekkürler.

Son Efendi dedi ki...

Sevgili Eda,
yorumunuz bana komedyen Marx kardeşlerden birinin sözünü hatırlattı, "Birine balık ver doyurursun, balık tutmayı öğret böylece çok karlı bir iş fırsatını elaleme vermiş olursun ".