14 Ocak 2010 Perşembe

Asabi Wasabi


Fransız sinemasının sade suya tirit, ahmak örneklerinden biri de “Wasabi” nam filmdir. Her film de oynamazsa olmazlarından Jean Reno ve yardımcısı rolünde ki ismini hatırlamak da zorlandığım zehirli mantar cücesi kılıklı adam Japonya’nın altını üstüne getirirler ve de hem yıllar önce peydahladığı kızını bulur (Reno tabii ki) ve de 100 milyon dolar (ya da daha fazlası hatırlamıyorum) mafya parasını iç ederler. Bu muhteşem film de Reno Efendi gözünü kırpmadan parmak parmak wasabi macununu götürürken gözünü bile kırpmaz. Yuh demekten hoşlanmıyorum ama hep beraber diyelim. Bırakın hakikisini, çakma wasabi bile en ciddi Antep biberiyle yoğrulmuş teflon dillilerimizin bile gözlerine en acıklı Türk filminden çok daha fazla yaş getirecek kapasite de bir acılık ihtiva ettiğinden, hadi oradan diyelim geçelim. Hardal, yaban turpu, wasabi, kırmız biber acısının aksine insanın dili yerine, hiç şüphelenmediği noktaları olan burun, boğaz hatta sinüzitlerine salınmış kızgın bir yaban hayvanı gibi saldıran lezzetlerdir. İş bu sebep ile bilindik acı kavramını söz konusu Tatlar için kullanmak da zorlanıyorum. Nezle vari bir sıkıntıya uğrayıp da burnunuza otrivine çekmiş iseniz, beyninizin kıvrımlarına kadar uzanan ve dahi bir türlü geçmek bilmeyen o makus acıyı hatırlıyorsanız derdimi anlarsınız, wasabi işte öyle birşey.Wasabi anavatanı Japonya’ nın turizm posterlerine uygun asırlık çamlarla kaplı yüksek arazilerinde yetişen bir bitkinin ta kendisi. Eutrema wasabi (başka bilimsel adları da var, hepsi aynı bitkiye ait) buz gibi ve tertemiz akan suların içinde yetiştiğinden tahmin edileceği gibi az bulunuyor. Gerçi son yıllarda ABD de dâhil olmak üzere birkaç ülkede tarımı başlamış olsa da üretimi oldukça zor ve bu da fiyatını oldukça pahalı kılıyor. Wasabi bitkinin kök kısmı olduğundan zaten bir defa söktüğünüzde bu çok yıllık bitki devreden çıkmış oluyor. Genellikle sashimi veya zushi (sushi) için kullanıldığından tahmin edersiniz ki tüketimi bir hayli artmış durumda. Acısı çabuk kaybolduğundan pişirilmiyor ve sadece kullanılacağı kadarı son derece zarif seramik rendelerle rendeleniyor. İşte zaten sashimi ve zushi ye tadını veren de bu meret. Toz olarak da satıldığı vaki bu toz suyla karıştırılıp macun haline getiriliyor ancak tadı çok farklı. Gelelim biz de kaktırılan wasabilere, kök wasabi rendelendiğinde görüntüsü malum rendelenmiş bir şey olacaktır, macun falan olamaz. Kurutulmuş wasabi de toz halinde satılıyor. Eh taze kök wasabi yi yurtdışından kim bulacak da getirecek derim malum taa Japonya’dan gelmesi zor bu yüzden başka çare yok. Ancak size bir dost uyarısı çoğuna inanmayın, wasabi diye satılan zımbırtı gıda boyası ile yeşertilmiş bayır turpu ya da hardaldan başka bir şey değil. Jan ya da Jean Reno’nun o film de yediği de her türlü iddiaya girerim olsa olsa badem ezmesidir, bırakın Japon kültürüne aklınızca çamur atan dandik filmler yapmayı da kendi zırvalıklarına bakın maskara herifler, kızdım.

8 yorum:

beste dedi ki...

hakikaten ne kotu film "wasabi" ama ben wasabiyi tam da yazdigin nedenden burnumdan cekmisim gibi gouzmden yas getirmesi ve sinuslerimi acmasi nedeniyle cok seviyorum. Toz wasabi fena degil icime kurt dustu gercek degil mi yani!

Adsız dedi ki...

Asabi...ama bir o kadar da hos bir yazi...Kaleminizi, cizimleriniz olsun, mutfak muhabbeti icinde yemek tarifleri üzerine ...(fakat icinde bir cok baska mesajlarda olan)... yazdiginiz yazilar olsun o kadar güzel kullaniyorsunuz ki..kiskanmamak elde degil.Bu gün alis veris ederken..``Su (asabi wasabi`` lere bir daha baktim...Cerez seklinde sunulan ürünlere .....gercekten haklisiniz hepsinin icinde bayir turpu var, wasabi kullanilmamis..Kaleminize ,elinize saglik, :):):):) SEYMA

Adsız dedi ki...

Yazılarınızı özlemiştik..

Son Efendi dedi ki...

beste hanım,
ambalajını dikkatle okuyun, maalesef büyük çoğunluğu bayır turbu.

Son Efendi dedi ki...

sayın adsızlar,
teşekkürler .

Mimosa Café+Design dedi ki...

zaten toz olanin lezzeti de bir tuhaf oluyor, tazesini ise ozellikle Turkiye'de bulmak zor. zaman zaman marketlere geliyor ama surekli bulunamiyor ne yazik ki. cok severim bu arada wasabi'yi. o yakma hissini beynimin derinliklerinde hissetmek hosuma gidiyor :) ama zaten wasabinin acisi bizim aci biberlerden farkli olarak anlik bir havaya ziplatma etkisi yaratiyor. sonra hemen geciyor.

mutfakcini dedi ki...

nerelerdesiniz..

Adsız dedi ki...

neden daha sık yazmıyorsunuz.sizden çok sey ögreniyorduk.